Emniyet Genel Müdürlüğü
Dışilişkiler Dairesi Başkanlığı
İlkadım Cad. No:89
Dikmen/Ankara/Türkiye
AB VE KURUMLARI
1- Avrupa Parlamentosu
http://www.europarl.eu.int
Avrupa Parlamentosu Başkanı :
Josep Borrel Fontelles olup 2004-2009 yılları arasında görevlidir.
Üyeleri:
Üye devletlerin ulusal parlamentolarıyla benzer yetkilere sahip olan Avrupa Parlamentosu, AB halklarının demokratik siyasi iradesini temsil eder. Avrupa Parlamentosu'nda tüm siyasi eğilimler doğrudan seçilen üyeler tarafından ve ulusal parlamentolardan bağımsız bir şekilde temsil edilir.
Şubat 2003’te yürürlüğe giren Nice Antlaşması çerçevesinde Avrupa Parlamentosu’ndaki sandalye sayısı 626’dan 732’ye çıktı. Buna göre, Parlamento’daki sandalye dağılımının yeni katılan ülkeleri de kapsaması öngörüldü;
Almanya 99, Fransa 88, İtalya 78, İngiltere 78, İspanya 54, Polonya 54 Hollanda 27, Belçika 24, Çek Cum. 24, Yunanistan 24, Macaristan 24 Portekiz 24, İsveç 19, Avusturya 18, Danimarka 14, Slovakya 14, Finlandiya 14, İrlanda 13, Letonya 13, Litvanya 9, Slovenya 7, Estonya 6 Kıbrıs 6, Lüksemburg 6, Malta 5.
Görev süresi:
1979'dan bu yana tek dereceli genel seçimle 5 yıl için iş başına gelir.
Görevleri:
1- Komisyon tarafından yapılan mevzuat önerilerini Konsey’e de danışarak (danışma yöntemi, işbirliği yöntemi, ortak-karar yöntemi, Parlamento’nun uygunluk görüşü) yasalaştırmaktır.
2- Her yıl Aralık ayında Avrupa Birliği bütçesini onaylar.
3- Avrupa Komisyonu üyelerinin tayinlerini onaylama ve üçte iki oy çokluğuyla Komisyon'u görevden alma yetkisine sahip bir denetim organıdır.
4- Komisyon'un programını oylar ve özellikle Komisyon ve Konsey'e sözlü ve yazılı sorular yönelterek Avrupa politikalarının gündelik işleyişini izler.
1986'da kabul edilen Avrupa Tek Senedi, mevzuat önerilerinin Komisyon'un aktif katılımıyla Parlamento ve Konsey tarafından iki kez görüşülmesini içeren bir işbirliği usulü getirerek Parlamento'nun yetkilerini arttırmıştır. Maastricht Antlaşması ile bir adım daha ileri gidilerek Parlamento'ya daha geniş kapsamlı yasama yetkileri verilmiştir. Antlaşma çerçevesinde kabul edilen yeni ortak karar usulüne göre Parlamento işçilerin serbest dolaşımı, tüketicinin korunması, eğitim, kültür, sağlık ve Avrupa-ötesi ağlar gibi birçok önemli alandaki yönetmeliklerin ve yönergelerin kabulü konusunda Konsey'le eşit statüye sahip kılınmıştır. Büyük önem taşıyan bazı kararlar (bazı uluslararası antlaşmalar, yeni üyelerin katılımı, Parlamento seçimlerinde her ülkede aynı usulün uygulanması, birlik vatandaşlarının ikamet hakkı, vs.) için Konsey'in, Parlamento'nun onayını alması gerekir.
Yeri:
Parlamento genel kurulu Strasbourg’da toplanır. Her ayın bir haftası genel kurul oturumlarına ayrılmıştır. Bazı kısmi oturumlar ile Komisyon toplantıları, Konsey ve Komisyon'la ilişkileri kolaylaştırmak amacıyla Brüksel'de yapılır. Sekretarya ise Lüksemburg’da bulunur.
Avrupa Parlamentosu nasıl çalışır?
Avrupa Parlamentosu, toplantıları ve çalışmaları halka açık olan tek Topluluk kurumudur. Tartışmaları, görüşleri ve kararları Avrupa Birliği Resmi Gazetesinde yayınlanmaktadır.
Başkanlık, Büro ve Başkanlık Divanı
Başkan, 1- Resmi etkinliklerde ve uluslararası ilişkilerde Parlamentoyu temsil eder,
2- Genel kurul oturumlarına başkanlık eder,
3- Büro ve Başkanlık Divanı toplantılarını yönetir.
Büro, 1-Parlamentonun bütçesinden, idari, kurumsal ve personel işlerinden sorumlu, düzenleyici bir organdır.
2- Başkan ve on dört başkan yardımcısının yanı sıra Üyelerle ve Tüzükle ilgili idari ve mali konularda danışman konumundaki beş defterdardan oluşur.
3- Büro üyeleri iki buçuk yıllık bir dönem için seçilirler.
Başkanlık Divanı, 1- Parlamentonun Parlamento Başkanı ile politik grupların başkanlarından oluşan politik yönetim organıdır.
2- Genel oturumların gündemini hazırlar, parlamento organlarının çalışma takvimini belirler, parlamento komisyonlarının ve heyetlerin görev tanımlarıyla boyutlarını saptar.
Komisyonlar
Üyeler, Parlamentonun genel oturumlarının hazırlık çalışmalarını yürütmek amacıyla 17 daimi komisyon içinde yer alırlar.
Bu daimi komisyonlara ek olarak Parlamento, belirli konuları ele alan geçici komisyonlar, alt-komisyonlar, ve soruşturma komisyonları da kurabilir.
Karma parlamento komisyonları Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşmaları olan Devletlerin parlamentoları ile ilişkileri yürütür.
Parlamentolararası heyetler aynı işlevi pek çok başka ülkelerin parlamentoları ve uluslararası örgütlerle gerçekleştirir.
Sekreterlik
Parlamentonun çalışmaları, sekreterlik tarafından düzenlenir. Burada bir Genel Sekretere bağlı olarak yaklaşık 3500 daimi personel çalışır. Bunlara ek olarak politik grupların personelleri ile Üyelerin yardımcıları da vardır. Parlamentonun on bir (11) çalışma dili olması, personelin üçte birinin dil (yazılı ve sözlü çeviri) hizmetlerinde çalışması demektir. Ancak, bu kadar çok sayıda dilde ve üç merkezde çalışmanın zorluklarına karşın Parlamentonun işletme bütçesi AB bütçesinin yalnızca %1’ini oluşturup Birlik sınırları içerisinde yaşayan kişi başına yılda bir buçuk euro düşmektedir.
Avrupa Parlamentosunun Yetkileri:
Tüm parlamentolar gibi Avrupa Parlamentosunun da üç temel yetkisi vardır:
1- Yasama yetkisi
2- Bütçe yetkisi
3- Yürütme üzerinde denetim yetkisi
1- Yasama Yetkisi:
Normal yasama usulü, ortak karardır (bkz. terimler sözlüğü). Bu usule göre Avrupa Parlamentosu ile Konsey eşit konumda olup yasalar Konseyin ve Avrupa Parlamentosunun ortak kararıyla onaylanır. Ortak karar usulü sonucunda Parlamentonun yaptığı çok daha fazla sayıda değişiklik artık Topluluk yasalarına girebilmekte, Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Birliği Konseyi arasında resmen bir anlaşma sağlanmaksızın hiçbir metin kabul edilememektedir.
Ortak karar, Parlamentonun bugün sahip olduğu en önemli güçlerden biridir. Ortak karar usulü, işgücünün serbest dolaşımı, iç pazar yaratılması, araştırma ve teknolojik geliştirme çalışmaları, çevre, tüketicinin korunması, eğitim, kültür ve sağlık alanlarını kapsamaktadır. Bu, örneğin, Avrupa Parlamentosunun spor etkinliklerinin yalnızca şifreli olarak yayınlanmasını yasaklayan “sınır tanımayan televizyon” kararını alması sırasında uygulandı. Bu usul ayrıca Parlamentonun hava kirliliğini önemli oranlarda azaltmanın yollarından biri olarak 2000 yılından itibaren yakıt kalitesi ve motor yağı ile ilgili çok daha katı kurallar getirmesini sağladı.
Ortak karar standart usul olmakla birlikte, vergi konuları veya tarım ürünleri fiyatlarının yılda bir gözden geçirilmesi gibi, Parlamentonun yalnızca düşüncesini belirtebildiği bazı önemli alanlar da bulunmaktadır.
2- Bütçe Yetkisi:
Bu, Avrupa Parlamentosunun politik önceliklerini yaşama geçirmesini sağlayan önemli bir yetkidir. Avrupa Parlamentosu her yıl Aralık ayında Avrupa Birliğinin gelecek yıla ait bütçesini onaylar. Avrupa Birliğinin söz konusu yılda gereksinme duyduğu mali kaynakları sağlayan bütçe, Avrupa Parlamentosu Başkanı tarafından imzalanmadan yürürlüğe konamaz.
Bütçe nasıl finanse edilir?
1970'ten beri bütçe, Avrupa Parlamentosuna danışıldıktan sonra Üye Devletler tarafından kabul edilerek Birliğin kendi kaynaklarından finanse edilmiştir. Bu kaynaklar halen gayri safi milli hasılanın %1,27'siyle sınırlıdır. Birliğin bu kendi kaynakları arasında halen şunlar yer almaktadır:
Avrupa Birliğinin dış sınırlarında alınan gümrük vergileri;
üye olmayan ülkelerden ithal edilen ürünlerden alınan tarım vergileri;
Avrupa Birliği içerisinde mal ve hizmetlerden alınan KDV'lerin %1'i;
Üye Devletlerin görece sahip olduğu refah (gayri safi milli hasıla) temel alınarak hesaplanan 'dördüncü kaynak'.
Demokratik Denetim Yetkisi
Parlamento, Topluluğun tüm etkinlikleri üzerinde demokratik denetim görevini yerine getirir. İlk başta yalnızca Komisyonun çalışmalarını kapsayan bu yetki, Bakanlar Konseyini, Avrupa Birliği Konseyini ve Parlamentoya hesap vermekle yükümlü olan politik işbirliği organlarını da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Avrupa Parlamentosu ayrıca soruşturma komisyonları da kurabilmektedir. Dublin'de Avrupa Veterinerlik Kurumunun kurulmasıyla sonuçlanan 'deli dana hastalığı' olayı başta olmak üzere, birkaç olayda bu yola gidilmiştir. Parlamento ayrıca bütçe konularında Avrupa Yolsuzluklarla Savaş Bürosu (OLAF) kurulmasını da sağlamıştır.
Parlamento ve Komisyon
Avrupa Parlamentosu, Komisyonun atanma sürecinde önemli bir rol oynar. Komisyon Başkanı adayının onaylanmasının ardından Komisyon Üye adaylarıyla da görüşmelerde bulunduktan sonra Parlamento, güven oylaması yaparak Komisyonu atar. Bu yetkiye ek olarak, Parlamentonun Komisyona karşı gensoru yetkisi de vardır - bir gensoru önergesinin kabul edilmesi Komisyonu istifa etmek zorunda bırakacağından bu güçlü bir politik silahtır.
Bugüne kadar Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilmiş bir gensoru önergesi yoktur. Bunun için Üyelerin mutlak çoğunluğunun ve kullanılan oyların üçte ikisinin desteği gerekmektedir. Ancak, Mart 1999'da, Parlamento tarafından görevlendirilen bağımsız bir bilirkişi heyetinin Komisyonun yönetimi hakkındaki raporu üzerine Komisyon, Parlamento tarafından resmen gensoru açılmasıyla karşı karşıya kalmaktansa istifa etmeyi yeğledi.
Parlamento, Komisyonun kendisine sunmak zorunda olduğu çok sayıda aylık veya yıllık raporları (örneğin, yıllık genel raporunu ve aylık bütçe uygulama raporlarını) inceleyerek her gün denetleme yetkilerini kullanmaktadır.
Ayrıca, Avrupa Parlamentosu Üyeleri, Komisyona yazılı ve sözlü sorular yöneltebilirler. Genel kurul oturumlarındaki 'Soru Saati,' Parlamento Üyeleri ile Komisyon üyeleri arasındaki soru ve yanıtlarla bir foruma dönüşmektedir. Her yıl Üyeler ve politik gruplar tarafından sorulan soruların sayısı 5000'den fazladır.
Parlamento ve Konsey
Parlamentonun bütçe ve yasama yetkilerinin genişletilmesi, Konsey üzerindeki etkisini de arttırmıştır. Özellikle ortak karar usulü, yasama gücü bakımından Konseyle Avrupa Parlamentosu arasında denge sağlamıştır.
Parlamento ve Ortak Dış Politika ve Güvenlik Politikası (ODGP)
1970'lerin başlarında başlayan Avrupa politik işbirliğinin amacı, Topluluk Anlaşmaları ile kurulmuş bulunan ekonomik ve sosyal çerçevenin ötesinde Üye Devletlerin dış politika alanında gerçekten ortak bir stratejiye sahip olmasıydı. Avrupa Birliği Anlaşmasında birlikte uygulanan bir ortak güvenlik boyutunun dış politikaya dahil edilmesi gereği kabul edilmektedir. Bu işbirliği, Avrupa Birliğinin çıkarlarının söz konusu olduğu tüm uluslararası politik konuları kapsamakta olup Topluluğun etkinlik alanının doğal bir uzantısıdır.
Parlamentonun ODGP'ye verdiği büyük önem, başta Dışişleri, İnsan Hakları, Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası Komisyonu olmak üzere tüm tartışmalarında yansımasını bulmaktadır.
Konsey Başkanlığı, ortak dış politika ve güvenlik politikasının ana yönleri konusunda Avrupa Parlamentosuna danışır ve Parlamentonun görüşlerinin hesaba katılmasına dikkat eder. Birliğin dış ve güvenlik politikasıyla ilgili gelişmeler hakkında Başkanlık ve Konsey tarafından Parlamentoya düzenli olarak bilgi verilir. Amsterdam Anlaşması ile ortak dış politika ve güvenlik politikası temsilciliği oluşturulmuştur. Bu göreve Avrupa Birliği Konseyinin Haziran 1999 tarihli Köln toplantısında ilk olarak Xavier Solana atanmıştır.
Avrupa Parlamentosu, Konseye sorular yöneltebilir ve önerilerde bulunabilir. ODGP'nin uygulanmasında kaydedilen ilerlemeler de yılda bir kez tartışmaya açılmaktadır.
Parlamento ve Adalet ve İçişleri Alanlarında İşbirliği
Parlamento, iltica ve göçmenlik, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele, yolsuzluk ve uluslararası suçlar gibi ortak çıkar alanlarındaki politikaların uygulanmasına özel bir ilgi göstermektedir.
Birlik Üyesi Devletlerin adalet ve içişleri yetkilileri arasındaki işbirliği konularında Parlamentoya düzenli olarak danışılmakta ve bilgi verilmektedir. Parlamento bu konularda Konseye sorular yöneltebilir ve önerilerde bulunabilir. Parlamento ayrıca bu alanlarda kaydedilen ilerlemeleri de yılda bir kez tartışmaya açmaktadır.
Parlamento ve Ekonomik ve Parasal Birlik Üzerinde Demokratik Denetim
Parlamentoya Avrupa Para Birliğinin (APB) bir parçası olarak Avrupa Merkez Bankası (AMB) ile ilgili önemli bir rol verilmiştir.
Banka, para politikasına ilişkin kararlarında tamamen bağımsızdır. Kısa vadeli faiz oranlarının saptanmasında ve Avrupa para birimi euronun istikrarının korunması için gerekli diğer parasal enstrümanların kullanılmasında tam yetkilidir.
Ancak AMB'nin operasyonel bağımsızlığı Avrupa Parlamentosuna hesap verme yükümlülüğüyle dengelenmektedir. Parlamentonun AMB Başkanı, Başkan Yardımcısı ve diğer Yürütme Kurulu üyelerinin atanmasındaki rolü İç Tüzük Kurallarında açıkça belirlenmiştir. Adayların Konsey tarafından atanabilmesi için komisyon görüşmelerinin ardından Parlamento tarafından onaylanması gerekmektedir.
AMB Başkanı Parlamento genel kuruluna yıllık rapor sunmak zorundadır. Ayrıca, AMB Başkanı ve diğer Yürütme Kurulu üyeleri düzenli olarak Parlamentonun parasal işler komisyonuna katılmaktadır. Bu, taraflardan herhangi birinin isteği üzerine gerçekleşmekte olup bu görüşmelerin en az yılda dört kez yapılması zorunludur.
Yeni Avrupa Parlamentosu
10-13 Haziran 2004 tarihleri arasında yapılan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine göre ortaya çıkan tablo aşağıdadır;
EPP- ED
Avrupa Halkları (Merkez sağ ve Hristiyan Demokratları ) Grubu
278
PES
Avrupa Sosyalistleri Parti Grubu
199
ELDR
Avrupa Liberal, Demokratik ve Devrimci Parti Grubu
67
Greens/EFA
Yeşiller/Avrupa Bağımsızlar İttifakı Grubu
41
EUL/NGL
Birleşik Avrupa Solu/Kuzey Yeşil Solu Konfedere Grubu
39
UEN
Avrupa Uluslar Birliği Grubu
27
EDD
Avrupa Demokrasileri Grubu
15
NI
Diğerleri
66
TOPLAM
732
http://www.elections2004.eu.int/ep-election/sites/en/results1306/graphical.html
2- Avrupa Komisyonu
http://www.europa.eu.int/comm/index_en.htm
Başkan ve Komisyon Üyeleri:
18 Kasım'da Avrupa Parlamentosu'nda yapılan güven oylamasının ardından, Jose Manuel Barroso başkanlığındaki 25 üyeli yeni Avrupa Komisyonu 22 Kasım'da göreve başladı. Başkan ve Komisyon üyeleri üye ülke hükümetleri tarafından ortak uzlaşmayla atanırlar ve ancak Avrupa Parlamentosu tarafından görevden alınırlar.
Görevleri:Avrupa Komisyonu, AB politikalarının tasarlayıcısı ve koordinatörüdür.
Görev Süresi:
Avrupa Komisyonu 5 yıl süreyle görevde kalacak.
Çalışma Sistemi:
Komisyon mevzuat önerisini Parlamento ve Konsey’e sunduktan sonra üç kurum birlikte çalışırlar. Konsey genel olarak Komisyon önerilerini nitelikli çoğunluklu oyla kabul, oybirliğiyle reddeder.
Komisyon’da esas olarak Brüksel’de görev yapan genel sekreterlik, hukuk servisi, Eurosat İstatistik Servisi ve benzeri 16,000 civarında idari personel de bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli konulara bakan Genel Müdürler (Directors General-GM) mevcuttur. Genel Müdürlerin her biri bir Komisyon üyesine bağlıdır. Jose Manuel Barroso'nin başkanlığını yaptığı Komisyon, aşağıdaki üyelerden oluşuyor.
Mevcut Komisyon üyeleri: (2004 - 2009)
25 kişiden oluşur.
Diğer Servisler/Ofisler:
3- AB Bakanlar Konseyi
AB Bakanlar Konseyi (Council of Ministers)
http://ue.eu.int/en/summ.htm
1- AB'nin ana karar verme kuruluşudur ve üye ülkeler arasında ekonomik ve siyasi kararların yerine getirilmesi için koordinasyon rolü oynar.
2- Avrupa’nın geleceği ile ilgili en önemli kararlar Konsey tarafından alınır.
3- Avrupa Parlamentosu ile birlikte Avrupa Birliği’nin yıllık bütçesini tespit eder ve AB adına uluslararası anlaşmalar imzalar.
4- Ortak dış politikaların, güvenlik konuları ve organize suç örgütleri karşında alınacak kararların ana hatlarını belirler.
5- Konseyi en çok meşgul eden konular arasında genel sorunlar, tarım, ekonomi ve finans, çevre, ulaştırma ve telekomünikasyon, istihdam ve sosyal politikalar, balıkçılık, sanayi ve enerji, adalet, içişleri ve güvenlik, iç pazarlar, tüketici sorunları, turizm, araştırma, bütçe,
kültür, araştırma, kalkınma, eğitim, gençlik ve sağlık gelir
Konsey başkanlığını her üye devlet altı aylık dönemler için sırayla üstlenir. 2005 yılı sonuna kadar Konsey dönem başkanlığına İngiltere başkanlık etmektedir.
AB Dönem Başkanlığı
2005 2006 2007
1. Dönem Lüksemburg Avusturya Almanya
2. Dönem İngiltere Finlandiya Portekiz
Görev Yeri:
Merkezi Brüksel’de olan Konsey’in, Nisan, Haziran ve Ekim ayları toplantıları Lüksemburg’da yapılır.
Üye devletlerin Birlik nezdindeki büyükelçiliklerinden oluşan Daimi Temsilciler Komitesi (Coreper) Konsey’in çalışmalarının ön hazırlıklarını gerçekleştirir veya özel konuları incelemekle görevli komiteler oluşturarak Konsey’in talimatlarını yerine getirir.
Avrupa Konseyi üye ülkelerin dışişleri bakanlarından oluşmakla birlikte gündemdeki konuya göre ele alınacak konularla ilgili bakanlar düzeyinde temsilcilerden de oluşturulabilir. Toplam olarak 9 farklı Konsey yapılanması vardır:
1- Genel İşler ve Dış İlişkiler,
2- Ekonomik ve Mali İşler (Ecofin),
3- Adalet ve İçişleri,
4- İstihdam, Sosyal Politika, Sağlık ve Tüketici Hakları,
5- Rekabetlilik (İç Pazar, Sanayi ve Araştırma),
6- Ulaştırma, Telekomünikasyon ve Enerji,
7- Tarım ve Balıkçılık,
8- Eğitim, Gençlik ve Kültür.
Konsey, kararlarını basit çoğunlukla, nitelikli çoğunlukla veya oybirliğiyle alır. Nitelikli çoğunluk gerektiren kararlarda üye ülkelerin oyları ekonomik ve politik durumları ile nüfuslarına göre belirlenen bir ağırlıkla hesaplanmaktadır. Buna göre ülke bazında oy dağılımı şöyledir:
Ülke
Nice Antlaşması'ndan önceki oylar
Nice Antlaşması’ndan sonraki oylar
Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere
10
29
İspanya
8
Polonya
-
Belçika, Yunanistan, Hollanda, Portekiz
5
12
Macaristan, Çek Cum.
Avusturya, İsveç
4
Bulgaristan
Danimarka, İrlanda, Finlandiya
3
7
Slovakya, Litvanya
Lüksemburg
2
Letonya, Slovenya, Estonya, Kıbrıs
Malta
TOPLAM (AB-15)
87
237
TOPLAM (AB-25) Kasım 2004
321
TOPLAM (AB-27)
345
Antlaşmalarda başka türlü belirtilmediği takdirde, AB Konseyi kararları salt çoğunluk yöntemiyle alır. Ancak prosedürel konular dışında bu pek de başvurulmayan bir yöntemdir.
Nitelikli çoğunluk en çok kullanılan karar alma yöntemidir. Bu sistemde nitelikli çoğunluk için 87 oydan 62 oyun karar lehine olması ve bu 62 oyun en az 10 devlet tarafından verilmiş olması gerekir. Nitelikli çoğunluk prosedürüne tabi olan bir Komisyon kararının alınabilmesi için en az 8 üyenin olumlu oy kullanması gerekir. Kararı bloke etmeye yetecek azınlık oy ise 26’dır. Nitelikli çoğunlukla karar alınan konular Tek Pazar, tarım, ulaştırma ve çevreyle ilgili olanlardır.
Nice Antlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, nitelikli çoğunluk için gerekli oy sayısı 237 oyun yüzde 71’i olan 169, kararı bloke etmeye yetecek azınlık oy ise 69 olmuştur. Yeni üyelerin katılması ertesinde, 1 Kasım 2004'ten sonra ise toplam oy sayısı 321'e yükseldi. Bu durumda nitelikli çoğunluk için geçerli olan oy sayısı tüm oyların yüzde 72,3’ü olan 232 oldu.
Yeni üyelerin katıldığı 1 Mayıs 2004 ile 1 Kasım 2004 arasındaki süre geçiş süresi olarak düzenlendi.
Vergi, sosyal güvenlik gibi alanlardaki kararlar ise oybirliği ile alınır. Komisyonun bir önerisinde değişiklik yapmak için de oybirliği kararı gerekir. Oybirliği ile karar alma yöntemi veto hakkını da içerdiğinden, karar alma sürecini yavaşlatan bir prosedürdür. Bir ülkenin üyeliğe kabulü, ekonomi politikasına ilişkin konular veya üye bir ülkenin ulusal çıkarları söz konusu olduğu durumlarda kararlar oybirliği ile alınır.
Nice Antlaşması ayrıca, 1997 Amsterdam Antlaşması’yla gündeme gelen “güçlendirilmiş işbirliği” konseptini daha da kolaylaştırmıştır. Güçlendirilmiş işbirliğinin amacı, bir grup üye devlete bazı alanlarda daha hızlı entegre olma izni vermektedir. Bu uygulama çok sıkı kurallara bağlıdır ve ortak dış politika ve güvenlik konularında kullanılması yasaklanmıştır. Böylece en azından kararların bloke edilmesi önlenmek istenmektedir. Nice Antlaşması, üyelerin çoğunluğunun değil, en az 8 üyenin savunma ve askeri konular dışında biraraya gelerek işbirliği yapmasını öngörmektedir. Ancak en az 8 üyenin işbirliği yapmasına izin verilmesine karşın, bu grup yeni üyelerin de katılımda bulunmasına açık olmalıdır. Birçok alan da Avrupa Parlamentosu’nun onayına bağlıdır.
AB Konseyi çalışmalarını bir Genel Sekreterlik başkanlığında yürütmektedir ve şu anki Genel Sekreter Javier Solana’dır.
4- Avrupa Konseyi
Avrupa Konseyi (European Council)
Avrupa Konseyi, AB'ne üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla Avrupa Komisyonu Başkanı'nı, 1974 yılından beri, yılda en az iki kez biraraya getirir.
Görevi:
1- “Avrupa Zirvesi” olarak da adlandırılan bu toplantılarda liderler önemli konuları ve AB Bakanlar Konseyi’nde çözümlenemeyen ihtilafları tartışırlar.
2- Avrupa Konseyi, AB’ye yol gösterici genel siyasi kuralları sağlamayı amaçlar. AB Bakanlar Konseyi’nden ayırmak amacıyla AB Başkanlar Konseyi olarak adlandırılır. Bu durumda Konsey’de toplanan üye devlet temsilcileri Konsey üyesi olarak değil kendi hükümetinin delegesi olarak değerlendirilir. Türkiye’nin AB’ye aday ülke konumu Hükümetlerarası Konsey’in 1999’daki Helsinki Zirvesi’nde -oybirliğiyle- kabul edilmiştir.
Avrupa Konseyi'ni AB Bakanlar Konseyi ile karıştırmamak gerekir.
AB Bakanlar Konseyi,
2- Bakanlar Konseyi üye ülkelerin dışişleri bakanlarından oluşmakla birlikte gündemdeki konuya göre ele alınacak konularla ilgili bakanlar düzeyinde temsilcilerden de oluşturulabilir (Tarım, Ulaştırma, Ekonomi ve Mali İşler, Sanayi, Çevre Bakanları Konseyi gibi).
5- Avrupa Adalet Divanı
http://www.curia.eu.int
1- 1958'de kurulan Adalet Divanı, Avrupa Antlaşmalarının üye devletler tarafından hukuka uygun biçimde yorumlanmasını ve ulusal hukuktan üstün olarak uygulanmasını sağlar.
2- Üye devletlerarasında çıkan uyuşmazlıklarda, Adalet Divanı'nın yargı yetkisi mevcuttur.
25 (Yirmi beş) yargıç ve 8 (sekiz) yardımcı kanun sözcüsünden oluşur.
Antlaşmalarda belirtilmemekle beraber üyeler her bir üye devletten seçilirler fakat tarafsız ve bağımsız olma niteliklerini korurlar. Hem divanın, hem mahkemenin üyeleri, kendi ülkelerinde en yüksek adalet makamlarında görev almış hukukçulardan oluşur.
Görev Süreleri:
Üye devletler, hem Adalet Divanı hem de Asliye Mahkemesi'nin üyelerini ortak bir kararla altı yıllık süreyle atar. Yargıçlar her üç yılda bir kendi aralarından bir Adalet Divanı Başkanı seçerler. Bu süre sonunda yeniden aynı kişiler üyeliklerine üç yıl aralıklarla devam edebilirler.
Adalet Divanı'nın yükünü hafifletmek ve AB hukuk koruması kalkanını yaygınlaştırmak amacıyla 1989'da, 25 yargıçtan oluşan bir de Asliye Mahkemesi kurulmuştur. Asliye Mahkemesi daha çok AB rekabet kurallarının uygulanmasından çıkan anlaşmazlıklara, şirket ve kişisel başvuru davalarına bakarken, Adalet Divanı, hukuk meselelerinin üzerine gider ve üye devletlerin kanunlarının Avrupa Antlaşmalarına uygun olup olmadığına karar verir.
Adalet Divanı ve Asliye Mahkemesinin merkezleri Lüksemburg’dur.
1- Adalet Divanı üye devletlerin antlaşmalara aykırı davrandığına karar verebilir, antlaşmalardan doğan yükümlüklerini yerine getirmeyen ülkelere uyarı ve para cezaları verebilir.
2- AB hukukunun yaratılmasına yardımcı olmuş ve Avrupa'nın bütünleşme sürecini hızlandırmıştır.
3- Ulusal mahkemelerin başvurusu üzerine Birlik hukukunun çeşitli hususlarının yorumlanmasında geçerliliği hakkında kararlar alır.
4- Bir hukuki işlemin bu tür tartışmalı bir husus doğurması halinde, ulusal mahkemelerden herhangi biri Avrupa Adalet Divanı’ndan ön karar isteyebilir.
Ancak bunun için üye devlette daha yüksek bir temyiz mercii bulunmaması gerekir. Bu durumda Adalet Divanı'nın kararları kesin ve bağlayıcıdır.
Adalet Divanı’nda görüşülen davalar
Avrupa Adalet Divanı’nda üye ülkelerin diğer üye ülkelere karşı açtığı davalarda, önce konunun Komisyon’a sunulması gerekir.
Komisyon’un üye ülkeler aleyhinde açtığı davalarda, Komisyon bir üye devletin antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği durumlarda gerekçeli görüşünü belirterek o devleti savunma yapmaya çağırmakta, belirli bir süre içinde cevap alamazsa Divan’a başvurmaktadır.
Topluluk kurumları aleyhine açılan davalar, İptal davaları
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Adalet Divanı
Avrupa Adalet Divanı’nın merkezi Brüksel’dedir ve asli görevi Avrupa Antlaşmalarının üye devletlerce doğru yorumlanmasını ve uygulanmasını sağlamaktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin merkezi ise Strasburg’tadır ve insan hakları ihlallerine karşı koruma sağlamak üzere Avrupa Konseyi’ne bağlı çalışır.
Nice Antlaşması’yla getirilen değişiklikler
Adalet Divanı, daha önce olduğu gibi, her üye devletçe seçilen bir yargıçtan oluşacaktır. Divan’ın başkanı ve beş yargıçlı dairelerin başkanları dahil onbir yargıçtan oluşan “büyük daire”, genel olarak, bugün genel kurulun baktığı davalarla ilgilenecektir. Beş yargıçlı dairelerin başkanları, bir defa yenilenebilen üç yıllık bir görev süresi için seçileceklerdir. Nice Antlaşması’na göre Birinci Derece Mahkemesi’nde her üye devletten en az bir yargıç bulunacaktır.
6- Sayıştay
http://www.eca.eu.int
Sayıştay, 25 üyeden oluşur ve Konsey tarafından Avrupa Parlamentosu’nun görüşü alındıktan sonra oybirliğiyle atanır. Her üye devletin bir üyesi vardır. Sayıştay başkanı üyeler tarafından seçilir. Başkanlık süresi üç yıldır ve bu dönem sonunda ikinci üç yıllık bir süre için yeniden seçilebilir. Sayıştay Başkanı, diğer üyeler yanında, 'primus inter pares' (eşitler arası birinci) sayılır.
Görev Yeri.
Merkezi Lüksemburg’da bulunmaktadır.
1- 1975 yılında kurulmuş olan Sayıştay, Avrupa Birliği bütçesinin kurallara ve amaca göre kullanılmasını garanti eder.
2- Sayıştay AB fonlarının yönetimini ayrıntılı bir şekilde kontrol eder. Bu nedenle AB fonlarını kullanan kurum ve organlar Sayıştay’ın denetimine tabiidir ve istenen belge ve bilgileri Sayıştay’a vermekle yükümlüdür.
3- Sayıştay her yıl rapor yayınlayarak Topluluk fonlarının yönetilmesiyle ilgili gözlemlerini aktarır. Ayrıca diğer kurumların talebi üzerine teftiş raporları hazırlar.
4- Sayıştay, görevinde tam bağımsızlık içinde hareket eder.
7- Komiteler
Ekonomik ve Sosyal Komite
http://www.esc.eu.int
Ekonomik ve Sosyal Komite’nin 3 ana görevi vardır:
1- Konsey, Komisyon ve Amsterdam Antlaşması’ndan itibaren Parlamento’ya tavsiyelerde bulunmak;
2- Sivil toplumun Avrupa birleşmesine daha katılımcı ve daha demokratik bir toplum anlamında katkısını sağlamak;
3- Üye olmayan ülkelerdeki sivil toplum kurumlarıyla da ilişkiye girerek bir danışma mekanizmasını oluşturmak.
4- Ekonomik ve Sosyal Komite, değişik baskı gruplarının Avrupa Topluluğu'nda temsilini sağlayan danışma kurumudur.
5- İşveren ve işçi sendikaları, çiftçi kooperatifleri, esnaf ve sanatkar teşkilatları ve tüketici örgütlerini ve birçok sivil toplum örgütlerini temsil etmektedir.
6- Avrupa Konseyi’ne, Komisyon’a ve Parlamento’ya danışmanlık yapar ve çalışmaları ile bu kuruluşların daha demokratik yapılar olmasını garantiler. Komite üç (3) ana gruptan oluşur:
a- İşverenler: 106 üye
b- İşçiler: 108 üye
c- Serbest meslek sahipleri: 98 üye
7- 1957 Roma antlaşması ile kurulan komite, görüşleri ve raporları ile ekonomik ve sivil toplum örgütünün Avrupa Birliği kararlarında söz sahibi ve etkili olmasını sağlar.
8- AB Konseyi’nde, Parlamento’da ve Komisyon’da birçok karar alınmadan önce görüşleri için Komiteye başvurulur.
Komitenin merkezi Brüksel'dedir.
Görev süreleri:
Komite üyeleri, üye hükümetler tarafından nüfus oranlarına göre dört (4) yıllık dönemler için seçilirler ve çalışmalarını tamamen bağımsız olarak yürütürler. Yeni on üyenin katılımıyla Komite'nin üye sayısı Nice Antlaşması çerçevesinde 317 oldu.
Komitenin daimi temsilciliği; bir büro, üç grup (işveren, işçi ve diğer baskı grupları), altı çalışma grubu ve genel sekreterlikten oluşmaktadır. Başkan ve iki başkan yardımcısı iki (2)yıllık dönemler için seçilmekte ve Başkan, Komite’yi yurt dışında temsil etmektedir.
Komite’nin altı ayrı çalışma grubu şöyledir:
1- Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Grubu
2- Ekonomik ve Parasal Birlik ve Ekonomik ve Sosyal Birleşme Grubu
3- İstihdam, Sosyal İlişkiler ve Vatandaşlık Grubu
4- Dış İlişkiler Grubu
5- Tek Pazar, Üretim ve Tüketim Grubu
6- Ulaştırma, Enerji, Altyapı ve Enformasyon Topluluğu Grubu
Bölgeler Komitesi
http://www.cor.eu.int
Brüksel'de bulunur.
1- Avrupa Birliği'nde yerel hükümetleri temsil eden danışma kurumudur.
1994'te kurulan Komite, yerel ve bölgesel hükümetlerin, Komisyon, Parlamento ve Konsey'e verdiği görüşlerle alınan kararları etkilemekte, yerel ve bölgesel hükümetlerin çıkarlarını korumak ve kollamakta ve kurumların daha demokratik çalışmasını sağlamaktadır.
2- Komisyon ve Konsey, yerel ve bölgesel hükümetleri doğrudan ilgilendiren aşağıdaki konularda görüş bildirmesini istemektedir:
Ekonomik ve sosyal dayanışma (bölgesel politikalar ve yapısal fonlar);
1- Tüm Avrupa'yı kapsayan ulaştırma, telekomünikasyon ve enerji şebekeleri;
2- kamu sağlığı;
3- eğitim, gençlik ve kültür sorunları;
4- istihdam politikaları, mesleki eğitim ve sosyal politikalar;
5- çevre sorunları;
6- ulaşım sorunları.
Bölgeler Komitesi, 1 Mayıs 2004 tarihinden itibaren, yerel ve bölgesel mercileri temsil eden 317 asil ve 317 yedek üyeden oluşmaktadır.
Asil ve yedek üyelerin görev süreleri dört yıldır. Komite, başkanını üyeler arasından iki yıllığına seçer. Başkan, genel kurul toplantılarına başkanlık eder ve komiteyi dış dünyada temsil eder.
Yerel yönetici veya politikacılardan oluşan Komite üyeleri yerel başkan, parlamenter, belediye başkanı olabilmekte ve AB’deki çok geniş bir yerel yönetim aktivitesini temsil etmektedirler.
1999’da Amsterdam Antlaşması’yla bağımsız bir yapıya kavuşan Komite, Topluluk müktesebatıyla ilgili yerel konuları gündeme getirir ve yetki ikamesi prensibiyle çalışır. Buna göre Birlik hukukunun yerel veya bölgesel kurallardan daha verimli olmadığı durumlar dışında müdahale etmez. Komite, Birlik müktesebatının doğru uygulanmasını sağlarken bir yandan da yerel kuralların korunmasını sağlar.
8- Bankalar
Avrupa Merkez Bankası
http://www.ecb.int/
Avrupa Merkez Bankası (ECB), Avrupa Para Birliği'nin oluşmasından itibaren, 1 Haziran 1998 de faaliyete geçmiş, yeni para birimi Euro da, 1 Ocak 1999’da bankacılık işlemlerinde kullanılmaya başlanmış ve 1 Ocak 2002’de tedavüle çıkarılmıştır. Euro'yu kabul eden ülkeler, 'Euro sistemi' veya 'Euro bölgesini' meydana getirmektedirler. Tüm AB üyeleri ise 'Avrupa Merkez Bankaları Sistemini' oluşturmaktadır.
1- Avrupa Merkez Bankası, Avrupa Birliği'nin para politikalarını oluşturur ve yürütür, döviz operasyonlarını yönlendirerek ödemeler sisteminin düzgün çalışmasını sağlar.
2- Banka, ayrıca üye ülkelerden 12’sinin kabul ettiği para birimi Euro’yu ihraç eder ve korur.
3- Bankanın görevleri arasında ayrıca üye ülkelerinde fiyat istikrarı sağlamak ve faiz oranlarını belirlemek bulunmaktadır.
Görev yeri:
Merkezi Frankfurt’tadır.
Tam bağımsız çalışan Avrupa Merkez Bankası’na üye ülkelerin hükümetleri, hiçbir şekilde müdahale edemez ve etkileyemezler. Buna rağmen banka, AB üye ülkeleri hükümetleri ve merkez bankaları ile yakın bir işbirliği çerçevesinde çalışır.
Avrupa Merkez Bankası'nın üç)(3) karar verme kuruluşu mevcuttur:
1- Yönetim Kurulu,
2- İcra Kurulu,
3- Genel Konsey.
Yönetim Kurulu
Avrupa Merkez Bankası'nın en önemli karar organıdır. Üyeleri arasında İcra Kurulunun 6 üyesi ve Euro bölgesinin merkez bankası başkanları bulunmaktadır. Bankanın Yönetim Kurulu başkanlığını İcra Kurulu Başkanı yürütür. Bankanın Yönetim Kurulu, Euro bölgesinin para politikalarını oluşturur ve üye ülkelerin ticari bankalarının ECB’den alacakları kredilerin faiz oranlarını tespit eder.
İcra Kurulu
Bankanın başkanı ve icra kurulunun 5 üyesi, üye ülkeler tarafından sadece 8 yıllık süre için seçilir. İcra Kurulu, bankanın para politikasını yürütür, üye merkez bankalarına günlük direktifler verir ve bankanın günlük çalışmalarından sorumludur.
Genel Konsey
Genel Konsey, Avrupa Merkez Bankası'nın üçüncü karar verme organıdır. Bankanın icra kurulu başkanı, başkan yardımcıları ve tüm üye ülkelerin merkez bankası başkanlarından oluşur. Genel Konsey, Euro bölgesini geliştirmek için politikalar üretir ve eşgüdümü sağlar.
Euro ve Para Politikaları
Euro, Avrupa Birliğinin (AB) para birimidir. Madrid'de 15 ve 16 Aralık 1995 tarihlerinde yapılan Avrupa Konseyi toplantısında, 15 ülke Hükümet veya Devlet Başkanları birlikte Avrupa tek para birimine 'Euro' denilmesini kararlaştırmıştır.
Avrupa Birliği’nin oluşumundaki en önemli aşamalardan birisi tek para birimi olan Euro’ya geçiş olmuştur. Avrupa Birliği’nin üye ülkelerde ulusal para birimlerinin terk edilerek tek ve ortak bir para birimini kullanmak istemelerinin arkasında tamamen ekonomik nedenler bulunmaktadır. Bunlar:
1- Güçlü bir ekonomik ortam ve daha iyi finansman koşulları, böylece yüksek büyüme ve istihdamda artış sağlanması,
2- Tek Pazar’ın tamamlayıcılığı,
3- Yurtdışına yapılan seyahatlerde kur değişikliklerinden kaynaklanan kaybın engellenmesi ve kolaylık sağlanması,
4- İşletme maliyetlerinin azaltılması,
5- Dünyadaki parasal istikrara katkı.
AB tek para biriminin kullanılmasına ne zaman karar verdi?
Tek para birimi kullanma kararı, üye ülkeler tarafından Şubat 1997'de Maastricht'de imzalanan AB Antlaşması’nın temel taahhütlerinden biridir. Antlaşmada tek para birimi hedefi belirlenmiş ve bu hedefe ulaşmak için gerekli ve gerçekçi bir zaman takvimi açık biçimde yer almıştır.
Avrupa Parasal Birliği’ne ve tek para birimine geçiş için üç aşama öngörülmüştü:
1. Aşama: 1 Temmuz 1990- 31 Aralık 1993
Birinci aşama, Tek Pazarın tamamlanmasını amaçlıyor, özellikle, AB içinde ve AB ve üçüncü ülkeler arasında sermayenin serbest dolaşımındaki sınırlamaların kaldırılmasını içeriyordu.
II. Aşama: 1 Ocak 1994- 31 Aralık 1998
Üye ülkeler kendilerini Euro'nun kabulü için hazırlıklı hale getiriyorlardı. Bu safhada kurumsal anlamdaki ana değişiklik, üye ülkelerin para politikalarının koordinasyonunu güçlendirmek, Ecu’nun kullanılmasını teşvik etmek ve III. Aşamada Avrupa Merkez Bankasının kurulması için gerekli zemini hazırlamak üzere Avrupa Parasal Enstitüsü’nün (APE) kurulmasıydı. Mayıs 1998’de Brüksel’de yapılan Zirve ile 11 üye ülkenin katılımıyla ekonomik ve parasal birliğin son aşaması olan tek para birimine geçilmesi kabul edildi.
III. Aşama: 1 Ocak 1999- 1 Temmuz 2002
Bu aşamada özellikle Euro'nun kendi başına bir para birimi haline gelmesi gibi önemli gelişmeler yer almaktadır. Resmi Ecu sepeti bir ECU=bir EURO olmak üzere Euro sepetiyle yenilendi. Aynı zamanda, Euro'yu kabul eden üye ülkelerin ulusal para birimlerinin çevrim kurları da geri döndürülemez biçimde sabitlendi.
Tek para birimine geçişte ve parasal birliğe katılmada en önemli kriter olarak, Maastricht kriterleri dediğimiz bazı ekonomik göstergelere sahip olabilme özelliği aranmaktadır. Buna göre Belçika, İspanya, Fransa, İtalya, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Avusturya, Portekiz ve Finlandiya geçiş kriterlerini yerine getirmeleri nedeniyle 1.1.1999’da başlayan son aşamaya geçebilmişlerdir. Bu ülkelere daha sonra 1.1.2001’de Yunanistan katılmıştır. Danimarka, İsveç ve İngiltere Maastricht kriterlerinin çoğunu yerine getirmekle beraber, tek para sisteminin dışında kalmayı tercih etmektedirler.
Maastricht kriterleri dediğimiz ölçütler:
1. Üye ülkelerin sahip olacakları en yüksek enflasyon oranı, 1998 Ocak ayı itibarıyla en düşük enflasyon oranına sahip üç üye ülkenin enflasyon oranının ortalamasının yüzde 1.5 üstüyle sınırlandırılmıştır.2. Üye ülkelerin uygulayacağı en yüksek faiz oranları, enflasyonda en iyi performansı gösteren ülkelerdeki son bir yıldaki uzun vadeli faiz oranlarının aritmetik ortalamasının en fazla yüzde 2 puan üzerinde olabilir.3. Üye ülkelerin kamu borçları ve bütçe açığının yüksek boyutta olup olmadığı Konsey tarafından kararlaştırılır.4. Üye ülke paralarının 1996-1998 tarihleri arasında Avrupa Kur Mekanizmasında belirlenen yüzde 15’lik dalgalanma marjları dışında devalüasyon yapmamış olması gerekir.
Üye ülkelerde meydana gelen ekonomik rahatsızlıklar diğer ülke piyasalarını da etkileyeceğinden tek para sistemine geçişte, bu kriterlerin baz alınıp uyulmasının sağlanması oldukça önemlidir. Bu kriterler çerçevesinde Avrupa Para Birliği’nin son aşamasına 1.1.1999’da girilmiş, Avrupa Merkez Bankası faaliyete geçmiş ve tek Avrupa parası Euro 1.1.1999 tarihi itibarıyla kâğıt üzerinde ve bankacılık işlemlerinde faaliyete geçmiştir. 3 yıllık geçiş süresi sonucunda ise 1.1.2002 tarihinde Euro 5, 10, 20, 50, 100, 200 ve 500’lük banknotlar halinde piyasaya sürülmüş ve ulusal paraların yerini almıştır.
Euro’ya geçmeyen ülkelere ne olacak?
AB'ye yeni dahil olan ülkeler istenen şartları karşılar karşılamaz, ilk katılımcılara uygulanmış olan aynı şartlarla Euro alanına dahil olacaktır. Euro'yu kabul etmeyen üye ülkeler yine de ekonomik politikanın uygulanmasına katılacaklardır. AB'nin tam üye statüsüne sahip ülkeleri olarak, bu ülkeler Euro'ya katılmış olan üye ülkelerle aynı haklara ve yükümlülüklere sahip olacaklardır. Örneğin, bütçelerinin aşırı açık vermemesi için çaba sarf edeceklerdir, fakat bu konuda Konsey’in yaptırımlarına tabi olmayacaklardır. Euro'yu kabul etmeyen bir üye ülke, özerk bir para politikası izleyecek, fakat buna rağmen Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin (AMBS) bir üyesi olarak kalmaya devam edecektir. “Yeni katılan ülkeler” tek para sistemine henüz katılmamış olmaları nedeniyle, Euro yerine kendi ulusal para birimlerini kullanmaya devam edecektir. Bu para birimleriyle Euro arasındaki ilişkiler, 1 Ocak 1999 tarihinden beri yürürlükte bulunan yeni bir mübadele kuru mekanizması (MKM2) ile belirlenmektedir. Bu yeni mübadele kuru mekanizması (MKM2) mevcut (MKM)'nin yerine geçmiştir.
Avrupa Yatırım Bankası
http://www.eib.org
1- Avrupa Yatırım Bankası (EIB), Avrupa Birliği'nin finans kurumudur.
2- Banka, Birliğin entegrasyonunu sağlayan devlet ve özel sektör projelerini finanse eder, istikrarlı büyümeye, ekonomik ve sosyal uyumun gelişmesine katkıda bulunur.
3- 1958’de Roma Antlaşması sonucu kurulan banka, uluslararası para piyasalarından aldığı kredilerle çalışır. Yatırım ve kalkınma bankası olması nedeniyle, banka mevduat toplayamaz ve cari hesaplar bulunduramaz. Kâr amacı gütmeyen banka, Avrupa Birliği'nin bütçesinden para almaz.
4- Dünyanın en itibarlı borç alan finans kurumu olmasından dolayı, Avrupa Yatırım Bankası'na uluslararası rating kuruluşları tarafından en yüksek kredi sınıflandırması olan 'AAA' verilmektedir. Yüksek kredibilitesi nedeniyle banka, faaliyetlerini yürütebilmesi için büyük miktarlarda ve son derece elverişli şartlarda kaynak temin edebilmektedir.
Avrupa Yatırım Bankası'nın merkezi Lüksemburg’dadır.
AB üyesi her ülkeden çalışanı bulunmaktadır.
Bankanın hissedarları AB’nin üye ülkelerinden oluşur. Bankanın başkanlar kurulu, yönetim kurulu, icra komitesi ve denetleme kurulu mevcuttur.
Kredi açarken, banka şu konulara önem verir:
1- Krediler, başka kredi kapılarını ve kaynakları açmalıdır.
2- Krediler, Avrupa ülkelerinin endüstrileri ile küçük ve orta ölçekli şirketlerinin rekabet güçlerini artırmalıdır ve tüm Avrupa Birliği ülkelerini kapsayan ulaştırma, telekomünikasyon ve enerji transferi gibi projelerde kullanılmalıdır.
Çevre korunması, sağlık yatırımları ve bilgi teknolojileri gibi sektörlere yönelik olmalıdır.
3- Krediler, Avrupa Birliği’nin en yoksul bölgelerine verilmelidir.
4- Bankanın öncelikli hedefi AB'nin dengeli gelişimine katkıda bulunmaktır. Bu nedenle kredilerinin yüzde 90’ı Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra trans-Avrupa ulaşım ve telekomünikasyon ağlarının geliştirilmesine, çevrenin korunmasına, enerji kaynaklarının devamlılığının sağlanmasına ve endüstri ve küçük işletmelerin uluslararası düzeyde rekabet gücünün artırılmasına yönelik projelere finansman sağlamaktadır. Banka, Avrupa Birliği haricinde de Birliğin üye olmayan ülkelere yönelik işbirliği politikasının hayata geçirilmesine yardımcı olmakta ve Akdeniz ülkeleri, Afrika, Karaipler, Pasifik Okyanusu, Orta ve Doğu Avrupa'da, Latin Amerika'da ve Asya ülkelerindeki projelere kredi açmaktadır.
5- Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Yatırım Fonu'nun en büyük ortağıdır ve onun yönetiminde bulunmaktadır. 1994’te kurulan fonun amacı küçük ve orta ölçekli şirketlere finansman sağlamaktır.
Banka, en az 25 milyon Euro civarında olan büyük çaplı projeleri desteklemekte, KOBİ'ler veya yerel yönetimler tarafından yürütülen daha küçük ölçekli projeleri 180 aracı banka ve finansal kuruluş aracılığıyla desteklemektedir.
6- Banka, Avrupa Birliği ekonomik politikaları doğrultusunda hareket eder, fakat idari yapısı bağımsızdır.