Ana içeriğe atla
Ana Sayfa
Kuruluş ve Görevlerimiz
Birimlerimiz
Arama
S.S.S.
İletişim
Site Haritası
  

 

Emniyet Genel Müdürlüğü

Dışilişkiler Dairesi Başkanlığı

İlkadım Cad. No:89

Dikmen/Ankara/Türkiye

   
 

AFGANİSTAN’IN GENEL DURUMU

 

Devletin Adı: Afganistan İslam Cumhuriyeti. 

Coğrafi Konum ve İklimi: Orta Asya ile Güneydoğu Asya’nın önemli stratejik geçiş noktasında bulunan Afganistan, coğrafi şekiller açısından üç ayrı fiziki görünüm arzeder. Bu fiziki özelliklerden en önemlisi, ülkenin orta ve kuzey kesimlerini kuşatan sıradağlardır. Bu sıradağların en önemlileri ise Himalayalar’ın uzantısı olan ve ülkeyi batıdan doğuya ikiye bölerek kuzey ile güney arasında adeta bir set gibi duran 7.697 metre yüksekliğindeki Hindikuş dağları, güneyde Safid Kuh ve Süleyman dağı, kuzeyde ise Bend-i Türkistan dağıdır. Bu dağları, ülkenin güneyindeki Hayber Geçidi ikiye böler. Stratejik önemi olan bu geçit, Afganistan’ı Pakistan’a, eski Sovyet topraklarını (Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan) Umman Denizi, Pakistan ve Hindistan’a ulaştıran karayollarının geçtiği bir merkez konumundadır. Afganistan’ın fiziki olarak ikinci önemli yapısı, ovalarıdır. Yerleşim birimleri Kabil, Herirud, Andarab ve Hirmand nehirlerinin arasındaki bu vadilerde yoğunlaşmıştır. Ülkenin kuzeyindeki sulak araziler, tarım ve çiftçiliğin gelişmesinde ve bununla birlikte bölgenin kalkınmasında önemli bir rol oynamaktadır. Üçüncü fiziki özellik ise kuzeydekinin tam tersine ülkenin güneyine hâkim olan çorak topraklar ve çöldür. Ormanlar çok az olup yüzölçümünün ancak onda birini teşkil eder. Afganistan’ın iklim yapısı ise, yazları uzun, sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve serttir. Güney bölgelerinde Muson yağmurlarının etkisi görülür. 

Tarih boyunca ekonomisi daha çok tarıma dayalı yaşayan Afganistan, kuraklık yüzünden bu kırsal ve çorak topraklarının büyük bir bölümünü kullanamamıştır. Özellikle Hindikuş dağlarında meydana gelen depremler yüzünden oluşan seller ve kuraklık, toprakların yalnızca %10’luk bir bölümünün tarım alanı olarak işletilebilmesine olanak sağlamaktadır. Öte yandan kuzeyin tarımsal ve güneyin çorak yapısı, tarih boyunca bölgesel ve etnik çatışmalara da zemin hazırlamıştır. 


           Afganistan’ın denize kıyısı yoktur ancak ülke nehirler açısından oldukça zengindir. Bunların en önemlisi Orta Asya cumhuriyetleriyle sınır teşkil eden ve Kokça-Kunduz adıyla iki kola ayrılan 500 km uzunluğundaki Amu Derya nehridir. Yine İndus nehrinin bir uzantısı olan Kabil suyu ve İran’a yönelen Herirud havzası, ülkede tarım arazilerinin sulanması açısından büyük önem taşırlar. Bununla birlikte Afganistan’da nehirlerin çoğu okyanuslara ulaşmaz ve çöllerde kaybolur. Daha önce denize kıyısı olan Afganistan, 1893 yılında Britanya Krallığı’yla yapılan Durand Sınır Anlaşması’yla bu konumunu kaybetmiştir.

Afganistan coğrafi konumu ve etrafındaki komşuları itibariyle de büyük güçlerin iştahını kabartacak ölçüde jeostratejik bir öneme sahiptir. Ülkenin kuzeyinde Orta Asya cumhuriyetlerinden Özbekistan ve Tacikistan, kuzeybatısında Türkmenistan, kuzeydoğusunda Çin, güney ve doğusunda Afganistan için tarihi roller üstlenmiş Pakistan ve İran vardır. Afganistan’ın jeostratejik önemi, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ABD karşısında yeni bir güç olan Çin ve 1979’daki İslam devriminden sonra sürekli olarak ABD ile gergin bir ilişki içinde olan İran İslam Cumhuriyeti ile sınırdaş olmasından kaynaklanmaktadır.

Bu jeostratejik konumunun yanı sıra Afganistan, doğal kaynakları açısından da her zaman büyük güçlerin iştahını kabartmıştır. Doğal gaz yatakları, petrol, kömür, çinko, krom, demir madenleri, tuz, kükürt, altın ve kıymetli taş yatakları henüz tam olarak işletilemeyen doğal zenginlikler arasındadır. Sovyetlerin tespitlerine göre sadece Herat ve Badahşan bölgeleri arasında 75 milyon ton kömür rezervi vardır. Ayrıca ülkenin güneyinde berilyum ve yakut yatakları bulunmaktadır.  

Demografik Yapı: Toplam 34 vilayeti olan Afganistan’ın başkenti ülkenin kuzeydoğusunda bulunan Kabil’dir. Yüzölçümü 647.979 km2’dir. Ülke nüfusu Temmuz 2005 itibariyle yaklaşık 30 milyon olarak tespit edilmiştir. Ancak Rusya’nın işgali ve ardından yaşanan iç savaş, milyonlarca kişinin evlerini terk ederek komşu ülkelere sığınmasına neden olmuştur. Afganistan’da 20’ye yakın farklı etnik grup vardır. Ancak Hint-Avrupa ırkları ve Türkler olmak üzere iki ana gruptan söz edilebilir. Hint-Avrupa ırkları ülke nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturur. Başta Peştunlar ve Tacikler olmak üzere Persivan ve Beluçlardan oluşan Hint-Avrupa ırkları, Buhara ve Tahran kökenli Hint-İran soyunun devamıdır. Hindikuş dağları bu Hint-İran kökenli grupların etnik yapılarına göre paylaşılmıştır. Güney ve güneydoğuda Peştunlar, kuzeydoğuda Tacikler, batıda Persivanlar ve güneybatıda Beluçlar yaşamaktadır.

 
           Afganistan’ın etnik yapısının en büyük kısmını %42’lik nüfus oranıyla Peştunlar oluşturur. Sayılarının 12–13 milyon arasında olduğu tahmin edilen Peştunlar’a aynı zamanda Afgan da denir. Afganistan ismi de zaten “Afganlara ait ülke” anlamına gelmektedir. Bölge, 18. yüzyılın ortalarından itibaren bu isimle anılmaya başlamıştır. Afganistan’ın ikinci büyük etnik grubunu Türkler oluşturur. Türk gruplar kuzeyde yoğunlaşmış olan Özbekler, Türkmenler ve Kırgızlardır. Bunlar dışında diğer küçük Türk grupları da Afganistan nüfusu içerisinde varlığını sürdürmektedir. Bunlar Celalabat çevresindeki Karakalpaklar, Akça, Andhoy ve Hanabad bölgesinde çoğunluğunu 1950’lerde Rus mezaliminden kaçanların oluşturduğu Kıpçaklar, Katagan, Bedahşan Rustak ve Şehr-i Büzürg çevresinde yaşayan Karluklar ile eski Gazne şehri etrafından yaşayan Çağatay Türkleridir. Afganistan’da halkın %99’u Müslümandır. Müslümanların %80’i Sünni %19’u ise Şiidir. Peştunların ve Taciklerin çoğunluğu Sünnidir. Şii çoğunluğu ise Türkler ve Hazaralar oluşturur. Hazaralar’ın da giyiniş tarzı aynı Anadolu insanı gibidir. Öte yandan ülkede çok az sayıda Hıristiyan, Sih, Hindu ve Yahudi de vardır.
 

Ekonomisi: Daha önce de belirttiğimiz gibi uzun yıllar süren savaşlar ve iç karışıklıklar nedeniyle Afgan ekonomisi gelişememiş ve Afganistan dünyanın en fakir ülkelerinden biri haline gelmiştir. 1979 yılından bu yana süren karışıklıklar nedeniyle ekonomi çökme noktasına gelmiştir. Ülke, BM Kalkınma Programı’nın (UNDP) İnsani Gelişme Raporu’nda ekonomik verileri ve yaşam düzeyi açısından 173 ülke arasında 171. sırada yer almaktadır. Bu haliyle Afgan ekonomisi özellikle son 10 yılda dış yardımlarla ayakta kalmıştır. Topraklarının sadece %12’si ekilebilir olmasına rağmen, tarım Afganistan’ın en önemli gelir kaynağını teşkil etmektedir. Bugün resmi verilere göre ekilebilir alanların da sadece %6’sı kullanılmaktadır. Tarımda yeni teknoloji Afganistan’da henüz kullanılmaktadır. Nüfusun %80’i tarım ve hayvancılıkla geçinmektedir. Daha çok eski usul el işçiliği şeklinde yürüyen tarım alanlarının işlenmesi, kışın kar, baharda da yağmurlar nedeniyle ağır aksak işlemektedir. Tarım arazisinden daha çok otlak vardır. Çünkü postu ve derisi çok değerli olan Karakul koyununu yetiştirmek daha kârlıdır. Bundan dolayı nüfusun %12’si göçebedir. Özellikle 1998–2001 yılları arasında görülen kuraklık halkın büyük kesimini yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya bırakmış ve uluslararası çağrılarla ülkeye acil gıda yardımı yapılmıştır. 

Eğitim ve Dil: Afganistan son 27 yılını savaş ve kargaşa ortamı içinde geçirdiğinden alt yapı çalışmaları, eğitim ve sağlık hizmetlerinde büyük aksamalar olmuştur. Kabil dışında, Afganistanlı genç kızlar ve kadınlar için son derece az eğitim imkanı var. Şehirlerdeki pek çok okul da sadece dini eğitim vermektedir. 1999 yılında yapılan araştırmaya göre toplam nüfusun %36’sı okuma yazma bilmektedir. Eğer bu araştırma, 2006 yılında da yapılsaydı çıkan rakam tüm dünyayı endişeye sevk edecek sevide olurdu. Çünkü,  Afganistan’da bulunduğumuz bu iki aylık süre içersinde görüştüğümüz insanların %60’ından fazlasının okuma yazması yoktu. Hatta Vardak milli eğitim müdürünün değerlendirmelere göre; ‘resmi rakamlar her ne kadar okuma yazma oranını %30 olarak gösterse de gerçek rakam %5-6 civarındadır’.

 
           Afganistan, Anayasası’nda resmi dil olarak Peştunların konuştuğu Peştuca (%50) ve Afgan Farsça’sı denilen Darice’yi (%35) kabul etmiştir. Bununla birlikte ülkede yaklaşık 30 ayrı dil konuşulmaktadır. Eğitim dili ise yoğunluklu olarak Farsçadır. Afganistan’da eğitim iki türlüdür. Kasaba ve köylerde dini medreseler, şehirlerde ise hükümet okullarında eğitim verilmektedir. Ancak bütün bu eğitim kurumları da son yarım asırda büyük hasar görmüştür. Ülkede toplam 11 üniversite ve kolej vardır ve bunların çoğu Fransa, Almanya, ABD, Mısır ve Sovyetler Birliği’nin yardımlarıyla kurulmuştur.